AVRUPA YEŞİL MUTABAKATI VE SERAMİK SEKTÖRÜNE YANSIMALARI

İklim değişikliği ve çevre sorunlarının önüne geçmek için AB tarafından yapılan bir düzenleme olan Yeşil Mutabakat önümüzdeki 30 yıla damgasını vuracak. İşte, 0 karbon emisyonu, kaynak odaklı büyümenin önüne geçmek ve bu dönüşümü tüm topluma yaymak hedefindeki düzenlemelerin seramik sektörüne yansımaları.


YASEMİN ERÇETİN AKYAR

TSF Endüstri, Enerji ve Standartlar Yöneticisi


11 Aralık 2019 tarihinde açıklanan Avrupa Yeşil Mutabakatı ile AB, 2030 yılına yönelik sera gazı emisyon azaltımını en az %55 oranına yükseltmeyi ve Avrupa’nın 2050 yılına kadar dünyanın ilk iklim-nötr kıtasına dönüştürülmesi hedefi ve hedeflerinin yasal çerçevesini oluşturan AB’nin ilk İklim Kanunu 9 Temmuz 2021 tarihinde AB Resmi Gazetesinde yayımlanmıştır.

Avrupa Komisyonu, 14 Temmuz 2021 tarihinde “2030 yılına kadar %55” olan Sera Gazı Emisyonlarını Azaltma Hedefi ışığında iklim ve enerji mevzuatını güncellemek için FIT FOR 55 Paketini sunmuştur. AB'nin iklim değişikliğine karşı sunduğu en kapsamlı önlemler olarak nitelenen paket, karbon salınımının 2030'a kadar 1990 seviyesinden yüzde 55 aşağı çekilmesi hedefine istinaden 'Fit for 55' (55 için uygun) adıyla anılmaktadır. AB, 2019'da yüzde 24 seviyesine ulaşmıştı. Paket genel anlamda, AB Emisyon Ticaret Sisteminin (ETS), Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM), Efor (Çaba) Paylaşımı Yönetmeliği (binalar ve ulaşım dahil), Yenilenebilir Enerji, Enerji Verimliliği, Enerji Vergilendirme ve Arazi Kullanımı, Sosyal Fonların revizyonunu içermektedir.

2030 hedefinin gerçekleştirilmesi ekonomide sistemsel bir dönüşüm gerektirecektir. Fit for 55 teklifleri bu hedefe yönelik olarak endüstride, ulaşımda, yapılarda ve enerjiyle ilgili alınacak aksiyonları yansıtmaktadır.


Sınırda Karbon Düzenlemesi olarak tanımlanan mekanizma, karbon emisyonu için bedel ödemeden üretilen belirli tip ürünlere, belli bir karbon fiyatı ödettirilerek AB’ye ithal edilmesini amaçlamaktadır. Böylece, karbon emisyonun düşürülmesine yönelik düzenleme ve fiyatlandırılma gelir iken, bu düzenlemelere uymak zorunda kalacak AB şirketlerinin, karbon emisyonu için bedel ödememiş rakipleri karşısında rekabet gücünün korunması ve karbon kaçağı riskinin azaltılması hedeflenmektedir.


2026'dan itibaren alüminyum, çimento, elektrik, gübre, demir çelik ürünler için Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması getirilmiştir. Geçiş döneminde (2023'ten 2025 sonuna kadar), kapsadığı sektörlerden ürün ithalatçıları bir vergi ödemeden, emisyonları bildirmek zorunda kalacaktır. 2026 itibariyle uygulamaya geçilecektir. Seramik sektörü dahil değildir. 2025 yılında CBAM'ın gözden geçirilmesi öngörülmektedir. Bu incelemeye dayanarak, Komisyon CBAM'ın kapsamını 2026'dan itibaren daha fazla sektöre ve/veya dolaylı emisyonlara genişletebilir. Bu, 2026'dan itibaren en azından bazı seramik endüstrisi sektörlerinin CBAM sistemi içine alınabileceği anlamına gelmektedir.

Türkiye Seramik Federasyonu, AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasının Seramik Ürünleri Sektörlerine olan etkileri ile ilgili bir çalışma gerçekleştirmiştir. Seramik Karo Üretiminde SKD 50 Euro fiyat ve kapsam 1 emisyonları için satış fiyatının yaklaşık % 07’si, Seramik Sağlık Gereçleri için SKD 50 Euro ve Kapsam 1 emisyonları için ortalama satış fiyatının % 4 oranlarında emisyon tahsis bedelleri hesaplanmıştır. Bu hesaplamalara elektrik tüketiminden kaynaklanan ve kapsama dahil olması durumunda ek bedeller dahil edilmemiştir. Bu nokta dış ticaret açısından önem arz ediyor. Her yıl ihracatımızın yarısını oluşturan pazarda, bu durum en önemli risk olduğu görülmektedir.


Bütün bu düzenlemeler Türkiye’de de yakın bir gelecekte karbon fiyatlamasına yönelik yerel mekanizmaların kurulması ve böylece Türk sanayisinin SKD’den mümkün olduğunca az etkilenmesi için belli adımların atılmasını zorunlu kılacaktır. Bu konuda Federasyonun içinde bulunduğu çalışmalar ilgili bakanlıklarca yürütülmektedir. Bu konuda gerçekleştirilen çalışmaların hızlandırılması önem arz etmektedir.


Türkiye seramik sektörü olarak en büyük maliyet kalemlerinden biri doğalgazdır. Türkiye seramik sektörü olarak en büyük maliyet kalemlerinden biri doğalgazdır. Senaryoya göre sanayide enerji yoğunluğunun azaltılması, enerji verimliliği uygulamalarının hayata geçirilmesi ve alternatif yakıt kullanımının hayata geçirilmesi öngörülmektedir.


Enerjinin doğalgazdan yenilenebilir enerjiye dönüşmesi konusu zaman ve finansman gerektiren bir konudur. Doğalgazdan yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişte yapılacak yatırımlardaki teşviklerin arttırılması önemlidir. Pişirim teknolojisi olarak seramik sektörü Avrupa’daki üreticilerle hemen hemen aynı teknoloji seviyesine sahiptir. Hatta daha büyük kapasitelerde üretim gerçekleştirdiklerinden daha avantajlı durumdadırlar.


Enerji verimliliği için gerçekleştirilecek projeler bir ölçüde sınırlıdır. Firmalar bu konuda bir aşamaya gelmişlerdir. Enerji yoğunluğunu azaltılması için radikal ar-ge projelerinin hayata geçirilmesi gereklidir. Örneğin hibrit pişirim fırınları gibi. Bu konuda gerçekleştirilen çalışmalar ar-ge düzeyindedir. Ancak, enerji geçişi büyük yatırımlar gerektiren bir konudur. Güvenli geçiş için yeşil finansmandan faydalanılması önemlidir.


Karbon fiyatlandırmasının taşımacılık sektöründeki rolünü güçlendirmek amacıyla mevcut AB Emisyon Ticaret Sistemine kademeli olarak denizcilik sektörünü kapsayacak şekilde genişletecektir. Havacılık sektörünün mevcutta aldığı ücretsiz emisyon ödeneklerini kademeli olarak kaldırmayı planlamaktadır. Karayolu taşımacılığı için ETS ye paralel bir sistem kurulmuştur. Uluslararası yük taşımanın (lojistik) ürünlerin Türkiye’den AB’ye kara, hava veya deniz yolu ile taşınması sırasında taşıma faaliyeti sonucu ortaya çıkan emisyonun da o ürünün üretim sürecinde ortaya çıkardığı emisyona eklenmesini gerektirecek bir düzenleme planlanmaktadır. Geçiş Dönemi bitmeden önce AB Parlamentosuna bir rapor sunarak, CBAM’nın taşıma hizmetlerini de kapsayacak şekilde kapsamının genişletilmesine yönelik bir değerlendirme sunacağı ifade edilmektedir. Aynı maddede, söz konusu değerlendirme raporunun CBAM’nın kapsamının değer zinciri içerisindeki diğer mal ve hizmetleri de kapsayacak şekilde genişletilmesine yönelik olarak değerlendirme sunacağı ifade edilmektedir. Seramik ürünlerin lojistik maliyetlerinde büyük maliyetler oluşturacağı görülmektedir.


Sektörde tedarik zincirindeki diğer ürün ve hizmetlerden kaynaklı emisyonlar, hammadde, ara-ürün ve ürün tedarikçisi olup, doğrudan AB’ye ihracat yapmayan ancak ihracat yapan şirketlerin tedarikçisi konumunda olan şirketler de iklim değişikliği çalışmalarına dahil edilmeleri ortaklaşa gerçekleştirebilecek az maliyetli azaltım fırsatlarının belirlenmesi açısından faydalı olacaktır.


Seramik sektörünün sera gazı emisyonlarındaki payı, diğer sektörlere oranla düşüktür. Avrupa Seramik Üreticilerinin Emisyon Ticaret Sistemi içinde bulunan sektörler içerisinde oranı % 10’dur. Ancak toplam emisyonların %1 ‘inden azını gerçekleştirmektedir. Türkiye’de bu oran bilinmemekle birlikte daha düşük olduğu tahmin edilmektedir. Seramik sektörünün AB’deki uygulamaya benzer nitelikte bir emisyon azaltım politikası uygulanması gerektiğine inanıyoruz.


Emisyon ticaret sisteminin ülkemizde etkinleştirilmesi hâlinde buradan adil bir şekilde toplanacak kapitalin yeşil dönüşümün desteklenmesi için kullanılabilmesi önemlidir.


Diğer bir konu Enerji ve Kaynak Verimli İnşaat ve Renovasyon Kentsel Dönüşüm ile ilgili seferberliktir. Yapı sektörü için bu konunu bir fırsat olduğunun bilinciyle seramik sektörü olarak ar-ge ve inovasyon konularımızı enerji verimliliğine yoğunlaştırılmaktadır.

Türkiye ekonomisinin iklimle uyumlu dönüşümü için öncelikle atılması gereken adımlar vardır. Bunlardan ilki Paris Anlaşması’nın TBMM’de onaylanmasıdır. Bu gerçekleşmiştir. Aynı zamanda BM’ye 2015’te iletilen resmi emisyon hedefinin de değişen koşullar gözetilerek Türkiye’nin sorumluluğunu ve kararlılığını yansıtacak biçimde revize edilmesi gerekmektedir. Bu iki adımın atılması uluslararası müzakarelerde Türkiye’nin elini güçlendirecektir. AB Aday + Gümrük Birliği üyesi ülke olarak fonlardan yararlanabilmenin üzerinde kararlılıkla durulması elzemdir.