GÖKTAŞ GROUP YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÇİFTÇİ: “YURTDIŞINA BAĞIMLILIĞI SONA ERDİRMEK İÇİN YOLA ÇIKTIK”

T.S.Y. Teknolojik Seramik Yatırımları Bursa’da ulusal sermaye ile kurulmuş ilk pigment üreticisi ve Göktaş Group çatısı altında faaliyet gösteriyor. Grubun Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Çiftçi, seramik fabrikalarının pigment tedarikinde yurtdışına olan bağımlılıklarını sona erdirmek amacı ile çıktıkları yolculuğu ve yeni hedeflerini anlattı.


FATMA BATUKAN BELGE


Göktaş Group; enerjiden inşaata, gıdadan boya-kimyaya kadar çeşitli alanlarda faaliyet gösteriyor. Seramik sektörü ise sizi T.S.Y. Teknolojik Seramik Yatırımları olarak ürettiğiniz ürünlerle tanıyor. Türkiye’nin ilk ve tek seramik-porselen-cam boya üreticisisiniz. İthal ürünlerin hakimiyetindeki bu alana girmeye nasıl karar verdiniz?

Göktaş Group’un temelleri, 80’lı yıllarda inşaat alanında atılmış olsa da grubumuzun seramik sektöründeki firması olan T.S.Y. Teknolojik Seramik Yatırımları San. Tic. Ltd. Şirketini 90’lı yılların sonlarında kurduk. Ülkemizde hızla gelişen seramik sektöründe pigment tedarikinin tamamen yurt dışına bağımlı olduğunu gözlemlememiz, bizi bu atılımı yapmaya güçlü bir şekilde itti. Bu alandaki boşluğu doldurabilmek adına Bursa’da tamamen milli sermaye ile kurulan üretim alanımızda seramik sektörü için inorganik pigment ve renkli sır üretimine başladık.


Endüstriyel olarak başladığımız pigment ve sır üretimi tecrübemizi farklı bir boyuta taşımak istedik. Fabrikaların dışında da seramiğe ilgi duyan her seviyedeki üretici ve tüketicinin güvenle kullanabileceği, kullanıma hazır, sıvı, kaliteli ürünler ortaya koyabilmek adına Ar-Ge çalışmalarımıza hız verdik. “Seramiksir” markamızı oluşturarak 2018 yılında online satış portalımız olan www.seramiksir.com sitemizi, sektörün hizmetine sunduk.


Türkiye’de yer alan seramik, porselen ve cam fabrikalarının pigment tedarikinde yurtdışına olan bağımlılıklarını sona erdirmek amacı ile çıktığımız bu yolda şimdi artan yurtdışı satış noktalarımızla Seramiksır’ı bir dünya markası haline getirmek hedefi ile ilerliyoruz.


Seramik alanında sadece boya ve pigmentte mi kalacaksınız; sofra ürünleri ya da karo, vitrifiye üretimi planlıyor musunuz? Yeni yatırımlarınız olacaksa hangi alanlara yöneleceksiniz?


2022 yılı içerisinde, Bilecik Pazaryeri Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan 20.000 metrekare alan üzerinde kurulu, 12.000 metrekare kapalı alan olarak planladığımız yeni üretim tesisimizde faaliyete geçeceğiz. Burada daha modern ve teknolojik bir üretim altyapısı oluşturuyoruz. Bu yatırımımızla birlikte, seramik sektörü için başta dijital boya olmak üzere hobi sektörü için akrilik boya üretimine de başlayacağız. Savunma sanayi alanında yüksek mukavemetli alümina seramik üretimi için projelendirme çalışmalarımızı ise sürdürüyoruz.

Ayrıca yine yakın dönemde seramiğin kalbi konumundaki Bilecik ili sınırları içerisinde kurulacak olan Seramik İhtisas OSB’nin Yürütme Kurulu Başkanlığı’nı da üstlenmekteyim. Burada kurulacak OSB de 50.000 m2 alanda stoneware mutfak grubu ürünlerini üretmeyi planlıyoruz. Benzer iş kolunda çalışan sanayici arkadaşlarımızla birlikte sektörün gelişmesi adına ortak gereksinimlerinin karşılanması suretiyle etkili projeler geliştirmeyi hedefliyoruz.


Kendi adıma, bir seramik sanatçısı olarak farklı hammadde ürün seçeneklerine ulaşmak güzel. Seramiksır markasının hedef kitlesinde sanatçılar, seramik atölyeleri de var değil mi? Nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?


Aslında mevcut durumda seramik sırlarının kullanım alanı oldukça genişledi; biz de endüstriyel fabrikalardan küçük seramik atölyelerine, hobi sektöründen eğitim alanlarına kadar oldukça geniş bir hedef kitleye hizmet veriyoruz. Sizin de sektörden bildiğiniz üzere seramik son yıllarda en fazla tercih edilen hobi alanlarından birisi oldu. Seramik sanatçılarımızın, Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin ve artan seramik atölyeleri dolayısıyla seramiğe yeni başlayan hobi grubu kullanıcılarının sırlarımıza ve boyalarımıza olan talebi oldukça arttı. Seramiksır markamızın hikayesini sohbetimizin başında size kısaca anlatmıştım. Seramiksır markalı sırlarımız kullanıma hazır sıvı şekilde ve tüketicinin kolay ve pratik kullanımına yönelik bir şekilde formüle edilmiştir.


Özellikle akademik alandan hocalarımızın artistik sırlarımıza olan olumlu geri dönüşleri ve son kullanıcıların sır çeşitliliğimizden dolayı memnuniyetleri bizi yeni ürünler geliştirmek için motive ediyor. Sürekli geliştirdiğimiz yeni reçeteler ve sır çeşitlerimizle piyasada fiyat kalite dengesinde başat role sahip olduğumuzu düşünüyoruz ve bu pozisyonumuzu sürekli kılmayı hedefliyoruz.

Daha kişisel sorulara geçip sizi daha yakından tanıyalım. Eğitiminizi hangi alanda aldınız?


1966 yılında Rize’de doğdum. İlk ve Ortaokulu Rize’de, Liseyi ise Trabzon’da okudum. Ekonomi alanında üniversite eğitimimi tamamladım. Yedek subay olarak askerliğimi yaptım. Askerlik dönüşü İstanbul’da özel bir şirkette bir süre yöneticilik yaptıktan sonra, aile şirketimizde iş hayatıma devam ettim.


Özel bir şirkette yöneticilik yaptıktan sonra aile şirketinde çalışmaya başlamışsınız. Dışardaki deneyiminiz size neler kazandırdı?


Dışarıda edinmiş olduğum her iyi ve kötü deneyim benim için kendi aile şirketimizde yol gösterici nitelikteydi. Başarı tanımı kişiden kişiye göre değişkenlik gösterse de nihayetinde iş yaşamında hepimizin ortak amaçlarından birisi başarılı olabilmek. Ben, dışarıda yapmış olduğum yöneticilik süresince gerektiğinde risk almanın, işini iyi ve etik yapmanın ve belki de en önemlisi işini severek yapmanın işletmeyi başarıya götüren ana unsurlar olduğunu gözlemledim. Kendi aile şirketimize geçince de bu değerler doğrultusunda kendi şirketimizin başarısı için çalışmaya devam ettim.

Birçok vakıf, dernek, ticari örgüt gibi STK’larda çeşitli görevler yapıyorsunuz. Bu etkinliklerinizin iş yaşamınıza katkısı oluyor mu?


Bildiğiniz üzere sivil toplum kuruluşları resmi kurumlardan bağımsız olarak kendi kuruluş amaçları doğrultusunda ve hedef gruplarının faydasına odaklanarak faaliyetlerini yürüten ve kar amacı gütmeyen kuruluşlardır. Bu tür organizasyon yapılarında, sahip olduğu değerler doğrultusunda problemli gördükleri alanlar için toplumsal fayda amaçlı hizmet üretimi çok daha ön planda. Gönüllülük esası ile görev aldığım bu organizasyonlarda edindiğim tecrübeler ve bana katmış olduğu değerler profesyonel iş hayatımda çok yönlü bir bakış açısına sahip olmamı sağladı. Sadece kar amacı güden bir sanayici olmak yerine kullanıcılarımızın beklentilerini daha fazla ön planda tutarak hareket etmeye çalışıyorum ve bizimle çalışan tüm mesai arkadaşlarımın da bu tutumu çalışma kültürüne yansıtmaları için elimden geleni yapıyorum. Ayrıca kendi firmamız bünyesinde de toplumsal fayda sağlamak ve sosyal kalkınma için sosyal sorumluluk projeleri geliştirmeye devam ediyoruz.


Ve bir de diğer taraftan sorayım, iş insanlarının STK’larda görev yapması bu tür yapılara nasıl bir katkı sunuyor sizce?


İş insanlarının organik olarak sahip oldukları ve haliyle süreç içerisinde sürekli geliştirdikleri bir networkleri oluyor. STK’lar için de kuruluş amaçları doğrultusunda hareket edebilmeleri için düzenli bir kaynak yaratılması gerekiyor. Bu bağlamda iş insanlarının finansal risk yönetimi konusunda edinmiş olduğu tecrübeleri, sektör bağlantıları ve hatta ikili ilişkilerinin STK’lar içerisinde geliştirilen kaynak geliştirme projelerinde fayda sağladığını düşünüyorum. Bir önceki sorunuzla bağlantılı olarak aslında özetle her iki tarafın karşılıklı bir şekilde beslendiğini ve etkileşimi olduğunu düşünüyorum, bir nevi birbirini tamamlayıcı nitelikleri bile olduğunu söyleyebiliriz.


Çok yoğun çalışıyorsunuz sanırım, vakit ayırabildiğiniz hobileriniz var mı?


Yapı gereği aktif olarak çalışmayı seven birisiyim. Farklı sektörel alanlarda faaliyet göstermemiz zaman zaman yoğunluğa sebebiyet verse de işler arası geçiş yaparken mutlaka hobilerime vakit ayırarak bu tür yorgunluklarımı gideriyorum. Öğrencilik yıllarımdan bu yana aktif olarak spor yapıyorum, Başta futbol, basketbol, kick boks olmak üzere birçok spor branşıyla ilgiliyim. Aslında geçmiş spor hayatım günlük iş hayatımda bedenimi daha etkin bir şekilde kullanmama ve enerjimi daha kolay yönetmeme yardımcı oluyor. Bu yüzden spor her zaman yaşamımın bir parçası olmuştur. Eşim ve çocuklarımla birlikte tenis oynamayı ve kayak yapmayı çok seviyoruz. Zihinsel yorgunluğumu ise kitap okuyarak minimuma indiriyorum.