GÜNÜMÜZDE ARTAN HİJYEN KAYGISI VE ANTİMİKROBİYAL SERAMİK ÜRÜNLERİN GELİŞTİRİLMESİ


Burcu ATLI, Mehmet Tümerkan KESİM, Gürol Özhan DEMİREL, Nazan BEKTAŞ, Ender SUVACI

Entekno Endüstriyel Teknolojiler ve Nano Malzemeler Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Eskişehir, Türkiye



Giriş


Yaşamımızın birçok alanında kullandığımız seramik bileşenler hayatımızda oldukça önemli bir yere sahiptirler. Bu ürünler binlerce yıldır mutfaktan banyoya, dekoratif ürünlerden elektronik ürünlere kadar pek çok alanda hayatımıza dokunmakta; dayanıklı, estetik ve ekonomik özelliklere sahip olmaları kullanım alanlarını da gün geçtikçe artırmaktadır. [1,2].


Mikroorganizmalar ise gözle göremediğimiz tek ve/veya çok hücreli ve de tüm alanlarda bulunan canlılardır. Bunların ortamlarda bulunma sıklığına örnek verilecek olursa; bilgisayar klavyesinde 3,5 milyon bakteri, cep telefonlarında 1,6 milyon bakteri, klozette 3,2 milyon bakteri ve banyoda bir metrekarede 186 milyon bakteri bulunabilmektedir [3,4].


Seramik ürünlerini kullandığımız bütün alanlarda da zaman zaman insan sağlığına zararlı mikroorganizmalar ile istemeden de olsa yaşıyoruz. Hayatımızın içerisinde bulunan bu mikroorganizmalar insan sağlığına zarar verebilmekte, özellikle banyo seramiklerinde bulunan türler ciddi solunum hastalıklarına sebep olabilmektedir. Ayrıca bu mikroorganizmalar seramik ürünlerin ömrünü kısaltarak ekonomik kayıplara da sebebiyet verebilmektedir [3-5].


Hayatımızın birçok farklı alanında istenmeyen mikroorganizma kaynaklı karşımıza çıkan bu problemler, özellikle SARS-CoV-2 virüsü ile COVID-19 hastalığı/pandemisi sürecinde çok daha önemli hale gelmiş, gündelik hayatlarımızda sürekli temas ettiğimiz seramik ürünlerin antibakteriyal/antimikrobiyal özellik sergilemesi tüketiciler nezdinde kaçınılmaz olmuştur. Bu ihtiyaca yönelik, seramik sır yapıları ve bünyeleri içerisinde, çeşitli antibakteriyal/antimikrobiyal aktif bileşenler kullanılmaktadır. Aktif gümüş ve çinko oksit bu kullanılan aktif bileşenlerin en önemlileridir. Bu makalede hayatımızın önemli bir parçası olan ve gündelik hayatımızda farkında bile olmadan sıklıkla karşılaştığımız mikroorganizmaları engelleme ve/veya yok etmeye karşı kullanılan seramik ürünler, antibakteriyal ve antimikrobiyal aktif bileşenler hakkında bilgi verilecektir.


Günlük Hayatımızda Mikroorganizmalar ve Seramik Ekseni


Son zamanlarda, halk sağlığı sosyal bir ilgi konusudur. Hastaneler, kesimhaneler, restoranlar, endüstriyel tesisler vb. gibi kritik alanlarda patojenik mikroorganizmaların kirliliği ile ilgili haberler toplumda tehdit ve endişe yaratmaktadır. Bu alanlarda seramik gereçlerin sıklıkla kullanılması ve seramik ürünlerin yoğun bir şekilde hayatımızın içinde olması nedeni ile de insanları etkileyen ve etkileme potansiyeli olan her durumda sektör sürekli kendini değiştirmekte ve geliştirmektedir.


Pandeminin de hayatımıza girmesi ile hijyen, temizlik, antibakteriyal, antimikrobiyal ve antiviral kavramları insanlar için oldukça önemli bir duruma gelmiştir. İnsanlar kişisel temizliklerine her zamankinden daha fazla önem vermeye başlamış ve temizlik alışkanlıkları da değişmiştir. Son kullanıcılar, neredeyse tükettikleri bütün ürünlerde antibakteriyal ve antiviral özellik gösteren fonksiyonellikleri tercihlerinde ön plana çıkarmaya başlamışlardır. Antibakteriyel sabunlar, yemek takımları, cep telefonu koruma ürünleri, defterler, boya, klozet, karo ve pişirme ürünleri gibi birçok üründe benzer girişimlerde bulunulmakta ve bunun sonucu olarak antibakteriyal, antiviral ve antimikrobiyal ürünlerin sayısı artmaktadır. Bu nedenle, günümüzde, antimikrobiyal aktiviteye sahip ürünlerin üretilmesi ve etkin kullanımı toplum için özel bir öneme sahip olmuştur.


Seramikler birçok farklı alanda kullanılmasına karşın, en çok kullanıldıkları alanlar banyolar ve tuvaletlerdir. Özellikle bu alanlar için seramiklerde en önemli problemlerden birinin küflenme problemi olduğu söylenebilir. Hijyen ve kişisel bakım eşyalarının bulunduğu banyo için küflenme daha da kritik bir hale gelmektedir. Küflenmeye sebep olan mantarlar her yerde bulunabilirken, nemli ortamlarda hızlı şekilde çoğalabilirler. Bu yüzden banyo ve tuvaletler çoğalmaları için oldukça uygun alanlardır. Küflenme bir yandan seramiklerin hızlı tahribatına sebep olurken, diğer yandan ve daha önemli olan patojenik flora; alerjik bronşit ve sinüzit, astım, teşhis edilmesi zor olan ciddi akciğer lezyonlarına neden olabilir. Mikrobik sporlardan etkilenen banyo aksesuarlarının kullanımı; pamukçuk, stomatit, streptoderma, alerjik dermatit, ayak ve tırnakların mikozuna sebep olabilir. Boşaltım ürünlerinin ve vital aktivitenin sürekli inhalasyonu, insan gastrointestinal sistemini etkileyerek disbakteriyoz, diyare, kusma gibi semptomlara sebep olur ve bağışıklık sistemini zayıflatır [6].


Yaşam alanlarımızda bulunan zararlı mikroorganizmalar bakteri, maya ve küf şeklinde sınıflandırılabilir. Bu mikroorganizmalara karşı da farklı koruma teknolojileri mevcuttur. Seramik yüzeylerde elde edilmek istenen özelliğe göre, yüzeylerin analizlerinin ilgili mikroorganizmalara karşı yapılması gerekmektedir. Sektörde mikroorganizmalara karşı koruma sağlayan kavram ve mekanizmalar birbiri ile karıştırılabilmekte ve antibakteriyal – antimikrobiyal özellikler anlam karmaşası yaratabilmektedir. Antibakteriyal özellik E. coli gibi gram negatif, S. aureus gibi gram pozitif bakterilere karşı etkinlik sağlayan ve bu bakterilerin ilgili yüzeylerde çoğalmasını önleyen ve/veya sonlandıran kabiliyet/karakteristiktir. Antimikrobiyal özellik ise yalnızca bakterilere karşı değil, beraberinde maya ve küf gibi organizmalara karşı da etkin, daha geniş spektrumlu koruma sağlayan aktif ve ajanların sahip olduğu kabiliyettir.

Sık kullandığımız alanlardaki seramik ve diğer yüzeylerde çoğalarak halk sağlığını ve ürün kalitesini etkileyen mikroorganizmalar ve bunların etkileri aşağıda kısaca özetlenmiştir:


ASPERGILLUS

· Alerjenik, toksijeniktir.

· Aspergillus yeşil, beyaz veya gridir. Koyu lekeler şeklinde ve tozumsu bir görünümü vardır. Bu tür küflerin fazla havalandırmaya ihtiyacı yoktur.

· Kuru gıda maddelerinin yanı sıra kumaşlarda, duvarlarda, çatı katlarında, bodrumlarda, banyo ve tuvalet gibi kapalı alanlarda büyür.

· Solunum hastalıkları ve alerjenik reaksiyonlara neden olurlar [7].


PENICILLIUM

· Alerjeniktir.

· Mavi küf olarakta bilinir. Bulanık yeşil veya sarı olarak da görünebilir.

· Özellikle su hasarı olduğunda, genellikle banyo zemin ve duvarlarında, bodrumlarda ve yalıtımda bulunur [8].


TRICHODERMA

· Alerjeniktir.

· Kremsi beyazdır, sporlarını bıraktığında yeşile döner.

· Genellikle ahşapta, pencerelerde, banyo ve mutfaklarda bulunur [9].


STACHYBOTRYS

· Toksijeniktir.

· Siyah küf olarak da adlandırılan bu yeşilimsi siyah küf, selüloz içeriği yüksek olan yerlerde büyür.

· Genellikle kâğıt, sunta ve alçı panelde bulunur [10].


FUSARIUM

· Alerjenik, toksijeniktir.

· Ayak ve ayak tırnak mantarı enfeksiyonlarına neden olurlar.

· Yaygın olarak her yerde bulunurlar. Nemli alanlarda hızlı gelişim gösterirler [11].


ALTERNARIA

· Alerjeniktir.

· Bu bulanık küf, beyaz zeminde siyah noktalar şeklinde oluşur.

· Kumaşlarda, duvar kağıdında, pencere ve klimaların yakınında, banyo ve mutfaklarda büyüme eğilimindedir.

· Solunum hastalıkları ve astıma neden olurlar [12].


CLADOSPORIUM

· Alerjenik, patojeniktir.

· Bu küf kahverengi, koyu yeşil veya siyahtır.

· Hem sıcak hem de soğuk yerlerde büyür.

· En sık ahşap, halı veya kumaşlarda ve ısıtma ve soğutma kanallarında, banyolarda bulunur [13].


Neden Antibakteriyal /Antimikrobiyal Ürünler Tercih Edilmeli?


· Temizleme ve dezenfeksiyon ile giderilmesi daha zor olan yüzeylerde biyofilm oluşumunu engellemek,

· Zararlı bir madde ve/veya mikroorganizmanın ekipmandan veya bir yüzeyden insanlara çapraz bulaşmasını önlemek,

· Temizlik prosedürlerinin yetersiz kaldığı durumlarda tam hijyeni sağlamak,

· Malzemelerin biyolojik olarak parçalanmasını, korozyona uğramasını önlemek amacıyla antibakteriyal/antimikrobiyal ürünler tercih edilmektedir.


Pandemi ve artan temizlik ihtiyacı sonucunda hayatımızın içerisinde bulunan seramiklerin antimikrobiyal korumaya sahip olması kaçınılmazdır. Bu doğrultuda seramik üreticilerinin yenilikçi ve üstün korumaya sahip ürünler geliştirme noktasında aktif ham madde ihtiyacının karşılanması önemlidir.


Antibakteriyal / Antimikrobiyal Koruma Yaklaşımları


Bir antimikrobiyal yüzey, fiziksel kimyasal veya biyolojik olarak yayılan mikroorganizmaların çoğalmasını önleyen ve/veya azaltan ajanlar içerir. Seramik yüzeylere, bünyelere ve sırlara antibakteriyal ve antimikrobiyal özellik kazandırmak için çeşitli yaklaşımlar ve bu yaklaşımların özünde ise mikroorganizmalara karşı etkinlik sağlayan mekanizmalar bulunmaktadır. Temel olarak ileri sürülen yaklaşımlar şu şekildedir; (i) antibakteriyal aktif salımı (antibiyotikler, gümüş bileşikleri, vb.), (ii) temas ile yok etme (kitosan, peptitler, katyonik bileşikler, vb.) ve (iii) yapışma önleyici, mikroorganizma itici (yüzey pürüzlülüğü, organik moleküller, vb.) [14,15].


Fenolik bileşikler, terpenoidler, alkoloidler ve de lektin ve polipeptit türevleri organik yapılı aktif bileşenler olarak kullanılıyorken [16], çinko oksit ve gümüş gibi inorganik ve metalik esaslı aktif bileşenler seramik üretim proseslerine çok daha uygun olmaları nedeniyle seramik sektörü tarafından tercih edilmektedir. Seramiklerin antimikrobiyal etki gösterebilmesinde temelde üç farklı mekanizma yer almaktadır. Bunlardan ilki eklenen aktif ajan ile ortamda oluşan reaktif oksijenlerin hücre membranına zarar verip mikroorganizmaya etki etmesi iken, ikinci mekanizma ise eklenen aktif bileşenin çözünerek serbest sitotoksik etki yaratabilecek katyonların (örneğin Zn+ iyonu gibi) ortamda oluşması ve bu katyonların hücreye zarar vermesidir. Sonuncu mekanizma ise eklenen antimikrobiyal aktif bileşenin, mikroorganizmaların hücre duvarlarını kararsız hale getirerek hücre bütünlüğünün bozulmasına neden olmasıdır [17,18]. Seramik yüzeylerinin ve bünyelerinin antibakteriyal/antimikrobiyal özellik sergilemeleri yukarıda bahsedilen mekanizmaların birinin ve/veya birkaçının aynı anda etkin şekilde çalışması sonucu elde edilmektedir. Örneğin, Şekil 1 de görüldüğü üzere aktif ajanla karşılaşan canlı bakteri hücreleri, düzgün hücre formunu kaybederek lizise uğramıştır [17].


Şekil 1. MicNo HYG® nin S. aureus bakterisine antibakteriyal etkisi [17].



Antibakteriyal / Antimikrobiyal Aktif Bileşenler


Sır ve seramik bünye gibi yapılar birçok metal oksit bileşenlerini barındırmakta ve bu bileşenlerin kendilerine özgü antibakteriyal/antimikrobiyal koruma etkinlikleri halihazırda bulunmaktadır. Fakat pek çok zaman sır ve bünye kompozisyonlarında bu bileşenler etkin koruma için yeterli olamamaktadır. Birçok antimikrobiyal katkı bileşeni olmasına rağmen gümüş ve gümüş-esaslı bileşikler son yıllarda pazarda sahip olduğu yüksek koruma potansiyeli sebebiyle çok daha fazla kullanılmaktadır. 2024 yılı itibari ile antimikrobiyal gümüş bileşenlerinin pazar değerinin 3 milyar dolara ulaşması beklenmesine rağmen [19], gümüşün sahip olduğu potansiyel toksikoloji profili ve de insan vücudunda birikim yapması sebebiyle diğer metal oksit bileşenlerin kullanımı konusundaki çalışmalar günden güne artmakta, gümüş bileşeni ile çinko oksit gibi diğer metal oksit karışımlarının kullanımının gümüşün sahip olduğu yüksek toksisite değerlerini düşürmeye yardımcı olduğu ifade edilmektedir [20].


Azam ve arkadaşlarının yapmış olduğu çalışmada ZnO bileşenin gümüş ve zehirli cıva harici bakır oksit ve demir oksit gibi diğer aktif bileşenlere göre çok daha etkili antibakteriyal koruma sağladığı belirtilmiştir [21]. Birçok farklı aktif bileşen içerisinde geniş spektrum ve etkin koruma sağlama potansiyelleri ile gümüş ve çinko oksit bu noktada ön plana çıkmaktadır.

Şekil 2. Antimikrobiyal / Antibakteriyal aktif bileşenler [22].



Seramik Bünyeleri ve Sırları için Uygun Antibakteriyal/Antimikrobiyal Katkı Ajanları Hangi Özelliklere Sahip Olmalıdır?


Seramik sektörü, bünyesinde barındırdığı farklı ürün grupları ve bu ürünlerin kendi içerisinde çeşitlenmesi ile pazara pek çok ürün sunmaktadır. Bu ürünler içerisinde kullanılan aktif bileşenlerin seramik ürünlerin görsel, fiziksel ve kimyasal özelliklerine hiçbir şekilde olumsuz etki yapmaması beklenmektedir.


Antibakteriyal ve/veya antimikrobiyal olarak kullanılan organik ve inorganik temelli farklı birçok malzeme bulunmasına rağmen seramik sektörünün kullanımına uygun bileşenler inorganik esaslı bileşenlerdir. Gerek yüksek pişirim sıcaklıkları gerekse uzun pişirim süreleri sebebiyle organik temelli aktif bileşenlerin üretim koşullarında dekompoze olması ve/veya kullanım süresince bu tür kaplamalı malzemelerin aşınma direncinin düşük olabilmesi sebebiyle, inorganik esaslı bileşenler seramik sektöründe kullanıma uygun malzemelerdir. Bu inorganik temelli bileşenlerin de seramik bünye ve sır yapıları içerisinde uygun kullanımı oldukça önemlidir. Pazarda bulunan birçok katkı bileşeni sır reçeteleri ile uyumsuzluğu neticesinde seramik yüzeylerinde iğne deliği, çatlama, pullanma, toplanma, matlaşma ve lekelenme gibi hatalara neden olabilmektedir. Ayrıca bu bileşenler sırın rengini de olumsuz yönde etkileyebilmekte ve/veya ilaveten bir pişirime ihtiyaç duyabilmektedir [22].


Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda ideal bir antibakteriyal/antimikrobiyal katkı malzemesi;

· Uzun süre koruma sağlayarak mikroorganizmaların çoğalmasını engellemelidir.

· Seramik bünyesinde ve sır yapısında herhangi bir değişikliğe, deformasyona neden olmamalı ve seramiğin özelliklerini korumalıdır.

· Her türlü sır yapısı içerisinde kolaylıkla kullanılabilmelidir.

· Kullanımı kolay olmalı ve üreticiye ekstra üretim basamakları getirmemelidir

· Mali anlamda uygun olmalı, az miktar kullanım ile hızlı ve yüksek bir etkinlik göstermelidir.

· İnsan ve çevre sağlığına zarar vermemeli, toksisite seviyeleri düşük olmalıdır.

Bütün bu özelliklerin bir araya getirilmesi her zaman kolay olmamakla birlikte, bu özelliklere sahip inovatif katkı maddelerinin geliştirilmesi günümüzde büyük önem arz etmektedir.


MicNo HYG® Teknolojisi ve Bizlere Sundukları


Boyut ve şekil gibi fiziksel özellikler antimikrobiyal aktivite üzerinde çok etkilidir. Parçacık boyutu azaldıkça yüzey alanı ve buna bağlı antimikrobiyal aktivite tipik olarak artmaktadır. Toz sistemleri arasında, poligonik plaka morfolojisinde nanopartiküllerin tasarlanmış biçimi olan patentli MicNo HYG®, yüksek antimikrobiyal aktivitenin sağlanmasında etkili bir bileşen olarak öne çıkmaktadır [17]. MicNo HYG® aktif bileşeninin doğru şekilde ve uygun konsantrasyonlarda uygulanmasıyla seramik yüzeylerde ve bünyelerde elde edilmek istenen antimikrobiyal özellikler seramiklere kazandırılabilmektedir. Özgün ve yenilikçi tasarımıyla MicNo HYG®, düşük konsantrasyonlarda farklı bakteri, maya ve küflere karşı geniş spektrumlu antimikrobiyal aktivite göstermektedir. Tablo 1 de MicNo HYG® aktif bileşeninin aralarında bakteri, küf ve mantarların yer aldığı on bir farklı mikroorganizmaya karşı sergilediği minimum inhibasyon konsantrasyon (MİK; µg/mL) değerleri sunulmaktadır. Düşük MİK değerleri daha az aktif bileşen kullanımı ile mikroorganizmaların inhibe edildiğini ve dolayısı ile daha etkin antimikrobiyal koruma sağlandığını göstermektedir. Tablodan elde edilen bilgilere göre MicNo HYG® ürününün geniş spektrum antimikrobiyal özelliğe sahip olduğu açıkça görülmektedir [17].


Tablo 1. MicNo HYG® ürününün çeşitli mikroorganizmalara karşı minimum inhibisyon/engelleyici konsantrasyonu (MİK; µg/mL).



Entekno firması tarafından geliştirilen ve tüm seramik sektörüne uygun olarak üretilen yerli ve patentli MicNo HYG® ürünü seramikler için en uygun antibakteriyal/antimikrobiyal katkı malzemesi özelliklerini taşımaktadır. Kullanıldığı seramik ürünlerde mikroorganizma oluşumunu engelleyerek insan sağlığına ve çevreye dost bir çözüm sunmaktadır. Bünyesindeki gümüş ve çinko oksit bileşenleri; özgün plaka yapısında, etkin ve aktif dağılım/yayılım sağlayacak şekilde MicNo® platform teknolojisi kullanılarak bir araya getirilmiştir (Şekil 3). Mikron boyutlu plakalar üzerinde nano boyutta aktif gümüşün homojen dağıtılmış olması tüm sistemlere kolayca adapte edilebilmesini ve hiçbir topaklanma problemiyle karşılaşmadan sisteme karıştırılabilmesini sağlamaktadır.


Ayrıca plaka yapısı sayesinde seramik bünye, sır yapısında ve şeklinde herhangi bir değişikliğe de neden olmamakta, ürünlerin tüm yüzeylerine homojen bir şekilde dağılabilmektedir. Bu dağılım ve de çinko oksit ve aktif gümüş kombinasyonu sayesinde geniş spektrumlu antimikrobiyal koruma sağlayarak seramik ürünlerin ömrünün uzamasına yardımcı olmaktadır.

Şekil 3. MicNo HYG® özgün çinko oksit plaka yapısı üzerine homojen ve kuvvetli bir şekilde bağlanarak dekore edilmiş gümüş nanoparçacıklarından oluşmakta ve yüksek yüzey alanı ve kapatıcılığı ile nano boyutta tanelere göre mikroorganizmalar ile etkileşimi çok daha fazla olmaktadır (Yeşil: Ag, Mavi: ZnO simgelemektedir).



MicNo HYG®ürünü seramik üreticilerine;

· Geniş spektrum antimikrobiyal koruma,

· Yüksek yüzey kapatıcılığı,

· Uzun süreli etki,

· İnsan ve çevre dostu bir ürün,

· Homojen kompozisyon,

· Düşük kullanım oranları ile yüksek koruma değerleri,

· Mikrobiyoloji laboratuvarı ile teknik destek sunmaktadır.


Entekno firması olarak geliştirdiğimiz insan ve doğa dostu teknolojiler ve ürünler ile seramik üreticilerine yardımcı olmaya çalışıyor, Türk seramik sektörüne değer katmayı istiyoruz. Yüksek katma değerli katkı ürünleri ve analizler konusunda sektörümüze her zaman yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız.


Kaynakça


1. http://gozdeeren.com/neden-seramik/ (Son erişim: 24.02.2021)

2. https://www.ceyrekmuhendis.com/seramik-nedir/ (Son erişim:24.02.2021)

3. http://www.gazetevatan.com/bilgisayar-klavyesi-klozetten-daha-kirli-996480-dunya/ (Son erişim:24.02.2021)

4. https://www.thesun.co.uk/living/3272186/this-is-how-many-germs-are-lurking-in-your-bathroom-and-youll-be-horrified-at-the-dirtiest-spot/ (Son erişim:24.02.2021)

5.Coutinho, ML., Miller AZ., Macedo, MF., Biological Colonization and Biodeterioration of Architectural Ceramic Materials: An Overview, (2015), 16, 5, 759-777.

6. https://tur.patkardevelopers.com/kak-otmyt-gribok-v-vannoj (Son erişim:23.02.2021)

7. Hocking AD., Toxigenic Aspergillus species. In Food Microbiology – Fundamentals and Frontiers, 2nd edition, American Society for Microbiology, Washington DC, (2001) pp. 451–465.

8. Visagie C., Identification and nomenclature of the genus Penicillium, Studies in Mycology, (2014), 78, 343-371.

9. Schuster A., Schmoll M. Biology and biotechnology of Trichoderma, Applied microbiology and biotechnology 2010, 87(3):787-99.

10. Holohan M., Black stuff growing on the walls? What to do about mold in your bathroom. TODAY, (2019), November 15.

11. Munkvold GP., Fusarium Species and Their Associated Mycotoxins. Methods Mol Biol., (2017), 1542:51-106.

12. Pinto VE., Patriarca A., Alternaria Species and Their Associated Mycotoxins. Methods Mol Biol., (2017) 1542: 13-32.

13. Bensch K., Braun U., Groenewald JZ., Crous PW., The genus Cladosporium. Stud Mycol., (2012), 72(1):1-401.

14. Cloutier M., Mantovani D., Rosei F., Antibacterial Coatings: Challenges, Perspectives, and Opportunities, Trends in Biotechnology, (2015), 33, 11.

15. Topateş G., Alıcı B., Tarhan B., Tarhan M., The effect of zircon particle size on the surface properties of sanitaryware glaze, Materials Research Express, (2020), 7, 015203.

16. Cowan, M.M., Plant Products as Antimicrobial Agents. Clinical Microbiology Rewiews, (1999), 12(4), 564-582.

17. Demirel R., Suvacı E., Şahin İ., Dağ S., Kılıç V., Antimicrobial activity of designed undoped and doped MicNo-ZnO particles, Journal of Drug Delivery Science and Technology, (2018), 47, 309–321.

18. Genç H. Barutca B. Koparal A.T., Özöğüt U., Şahin Y., Suvacı E., Toxicology Invitro 47 (2018) 238-248

19. Markets, M. Metal Nanoparticles Market by metal (Platinum, Gold, Silver, Iron, Titanium, Copper, Nickel), End-use industry (Pharmaceutical & healthcare, Electrical & electronics, Catalyst, Personal care & cosmetics), and Region - Global Forecast to 2022. Mark. Res. Rep. (2018), 4489142.

20. Bondarenko, O.; Juganson, K.; Ivask, A.; Kasemets, K.; Mortimer, M.; Kahru, A. Toxicity of Ag, CuO and ZnO nanoparticles to selected environmentally relevant test organisms and mammalian cells in vitro: A critical review. Arch. Toxicol. 2013, 87, 1181–1200. [Crossref].

21. Azam A., Ahmed A. S., Oves M., Khan M. S., Habib S. S., Memic A., Antimicrobial activity of metal oxide nanoparticles against Gram-positive and Gram-negative bacteria: a comparative study, Internation Journal of Nano Medicine, (2012), 7, 6003–6009.

22. Şahin İ., Tasarlanmış çinko oksit esaslı partiküllerin seramik sağlık gereçlerinin sırlarında kullanılabilirliğinin incelenmesi, (2019), Eskişehir Teknik Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi.