top of page

İLK SERAMİKÇİLER: ARILAR

  • 13 May
  • 2 dakikada okunur
  • Ceramics Now dergisinin Mart sayısında yayınlanan “İlk Seramikçiler: Arılar Tarafından İnşa Edilen Antik Kil Yapılar” başlıklı yazı kadim arıların seramik ustası olduğunu ortaya koyuyor. Arılar insanlardan binlerce yıl önce kili işliyor, malzeme sorunlarını çözüyor ve dayanıklı yapılar oluşturuyorlardı.


Dergideki yazıyı kaleme alan Kelly Parks, “Montana'daki arazimde yirmi yıldır toprakta yuva yapan arıları gözlemliyorum” diye başlıyor, “yer seçimi, toprak koşullarının değerlendirilmesi ve kuluçka odalarının tasarımındaki hassasiyetleri, tanıdığım herhangi bir seramik sanatçısınınkine rakip olacak düzeydeydi. Paleontologların yakın zamanda Dominik Cumhuriyeti'ndeki bir mağarada fosilleşmiş kemiklerin içinde korunmuş 20.000 yıllık arı yuvaları keşfettiğini öğrendiğimde (insan seramiklerinden binlerce yıl öncesine ait, pürüzsüz, su geçirmez duvarlara sahip minik kil yapılar), her şey yerli yerine oturdu (Viñola-López, L. W., Riegler, M., Bloch, J. I., & MacFadden, B. J. (2024). Trace fossils within mammal remains reveal novel bee nesting behaviour. Royal Society Open Science, 11, 241260.)”



Gerçekten de arı türlerinin sadece yaklaşık %10'u "arı kovanı" dendiğinde aklımıza gelen balmumu peteklerini inşa ediyor. Geri kalan %90'ı (yalnızca Kuzey Amerika'da yaklaşık 4.000 tür) toprakta yuva yapıp, tüneller kazıp kil bakımından zengin topraklardan yavru odaları şekillendiriyor. Ve arılar bunu insanoğlunun seramik üretiminden daha önceki devirlerden itibaren yapıyor. Japonya'daki Jomon halkı gibi ilk çömlekçiler de toprakta yuva yapan arıların en başarılı kolonilerini kurduğu nehir kenarındaki kil yataklarını aramışlar. Arılar da insanlar da parçacık boyutunun ve nem tutma özelliğinin önem taşıdığını, her toprağın bir olmadığını anlamış.


En eski çömlekler, arıların çeneleri ve vücutlarıyla kili sıkıştırıp şekillendirmelerine benzer şekilde, fitil ve çimdikleme yöntemleri kullanılarak elle yapılmıştır (Rice, P. M. (2015). Pottery analysis: A sourcebook (2nd ed.). University of Chicago Press.). Her ikisi de içindekileri korurken kendi ağırlıklarını da taşıması gereken içi boş yapılar oluşturur. Yere yuva yapan birçok arı, odalarını su geçirmez hale getirmek için mumsu astarlar salgılar. İnsanlar sonunda tam olarak aynı amaçla seramik sırları geliştirdiler- gözenekli toprak kapların suyu tutmasını sağlamak. Aynı çözüme, arılardan çok sonra ulaşıldı.


Batı bilimi bu fosilleşmiş arı yuvalarını yeni keşfetmiş olsa da Brezilya’daki Kayapó, Peru’daki Ashaninka, Etiyopya’daki Sheka, Güneybatı Amerika’daki Hopi gibi yerli topluluklar nesillerdir geleneksel ekolojik bilgileri aracılığıyla arı-kil-çömlek bağlantısını anlamışlardı. Toprağın yapısı, drenaj ve stabillik konularında arı kolonilerinden bilgi sağlıyorlardı. Ekosistem dengesinin, biyoçeşitliliğin ve küresel gıda güvenliğinin temel taşı olan arılar tarih boyunca insan topluluklarına yol gösterici olmuştur. 


Yazının tümüne aşağıdaki linkten ulaşılabilir:


 
 
 

Yorumlar


bottom of page