“VARLIĞINIZ SAĞLIĞIMIZ” BACA ANITI YİTİRDİĞİMİZ SAĞLIKÇILARIN ADINI YAŞATACAK


Bugüne kadar 13 kez gerçekleştirilerek Eskişehir’e önemli yapıtlar kazandıran Pişmiş Toprak Sempozyumu buluşmaları Pandemi’den etkilenince farklı bir kolektif çalışmaya evrildi. 60’a yakın sanatçı, salgında yaşamını yitiren yüzlerce sağlıkçının anısına eser üretti ve bu eserler “Varlığınız Sağlığımız” baca anıtına dönüştü.


Prof. BİLGİHAN UZUNER


Hayatın aynı gitmeyeceği tahmin edilse de bu ölçüde kesintiye uğrayacağı düşünülemezdi. Pandemi neredeyse iki yıldır tüm etkinlikleri engellerken, bu dönemde sanatçıların, sanat atölyelerinin daha da verimli olarak çalışmasına ortam hazırladığı söylenebilir. Bilindiği gibi sanatçılar yalnız kalarak odaklanıp çalışmak isterler, sanat atölyeleri sanatçıların mabetleri gibidir, buradaki yalnızlık hali aslında bir başka türden kalabalıktır, çoğalmadır. Tüm sanat dallarındaki yaratıcılık koşulları elbette aynı değildir; ressamlar çoğunlukla bireysel olarak çalışırken, bazı sanatçılar teknik gereklilikten veya tercihleriyle kolektif üretirler. Teknik kapsamlı, ağır işçilikli seramik gibi sanat dalları, kolektif üretime daha yatkındır. Eskişehir Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumu da 2000 ile 2020 yılları arasında 13 kez gerçekleştirilmiş olan büyük bir imecedir, kolektif üretimin örnek, verimli buluşmalarından olduğu söylenebilir.

Pişmiş Toprak Sempozyumu buluşmaları da elbette Pandemi’den etkilendi. Sempozyum ailesi olarak biz de birlikte üretemeyeceğimiz bu süreci uzaktan kolektif bir çalışma şekli geliştirerek, verime dönüştürmek istedik. Sempozyum çalışmalarımızda, daha önce de 304 madencinin iş kazasında kaybedilmesi gibi toplumu yaralayan olaylara duyarlılık gösterilmiş, özel anıt eserler üretilmişti. Pandemi süreci de tüm dünyayı derinden etkilerken özellikle hastalıkla mücadele sırasında sağlıkçıların kaybedilmesi hepimizi derinden üzdü. Bu trajik süreçte duyarsız kalamazdık. Toplumun sağlığı için özveriyle çalışırken canlarını hiçe sayan sağlıkçılarımıza bir anıt eser tasarlayarak, anılarına bir saygı duruşunu uygun bulduk. Tepebaşı Belediye Başkanı Dr. Ahmet Ataç’ın yıllardır özel desteklediği sempozyumla ilgili olarak toplantılar yaptık, engelli döneme rağmen kimlerle bağlantı kurup neyi, nasıl yapabileceğimizi planladık. Covid 19 hastalığını, ölümleri ve Pandemi’yi hangi biçimle, nasıl anlatırız sorusu bizi zorlayan en önemli konuydu. Ölümü anlatmak yerine yaşamın sürekliliğini, onu sağlayan sağlıkçı kahramanları anmalıyız diye düşündük. Başkanımız Dr Ahmet Ataç’ın da önerisiyle anıtın bir baca biçiminde yapılması fikri benimsendi. Tüten bir baca yaşamın varlığını nasıl çağrıştırıyorsa anıtın da benzer bir algıyı oluşturacağını düşündük. Tuğla kiremit fabrikalarının merkezi olan Eskişehir’de bacanın bir sembol olduğu bilinmektedir, Tepebaşı Belediyesi yüksek fabrika bacalarının arasında konumlanmıştır, bölgenin siluetini bacalar oluşturur. Bütün bu veriler ışığında yapılan görüşmeler sonuçlandı ve anıtın baca formunda yapılması kesinlik kazandı.

Anıt anlamını, kaybettiğimiz her bir sağlıkçının adının bir tuğlaya işlenerek seramik eserleriyle birlikte bacaya dizilmesi oluşturacaktı. Ne yapacağımıza karar verdikten sonra bu eseri nasıl yapacağımızın sorusuna yanıt bulmamız gerekliydi. “Varlığınız Sağlığımız” anıtı çalışması henüz fikir aşamasındayken, geçmiş sempozyumlarda Eskişehir’de konuk ettiğimiz ve sempozyum ailesinden saydığımız 60 Türk sanatçının varlığı en önemli manevi birikimimizi oluşturuyordu. Anıt için duyarlılık göstererek emek verecek, tasarladığımızı kolayca anlatabileceğimiz sanatçı arkadaşlarımızla, yeni büyük bir eseri kolektif olarak şekillendirebileceğimizi düşünüyorduk. Türk seramik sanatçılarının birlikte gerçekleştireceği belki en kalabalık, kapsamlı çalışma olacağı için sanatçı dostlarımızın da bizimle aynı heyecanı paylaşacakları konusunda yanılmamıştık.

Ancak uygulama aşamasında da yine Pandemi koşullarındaki engeller geçerliydi. Sanatçılar ile doğrudan görüşemeyeceğimiz için süreçte belirsiz birçok aksaklık çıkma olasılığı vardı. Sanatçılar çalışacakları eser birimlerini özel atölyelerinde çalışarak Eskişehir’e göndereceklerdi. Uygulama ekibinin ve sürecinin de kısıtlamalara uygun olarak, olabildiğince az kişiyle kurulması, mesafeli görüşerek çalışmanın tamamlanması gerekiyordu. Daraltılmış sempozyum ekibimiz, Tepebaşı Belediyesi Kültür Müdürü Serkan Şengül ve Yiğit Mumcu ile birlikte harekete geçerek tüm seramik sanatçılarına çağrıda bulunduk. Pişmiş Toprak ailesinden 37 sanatçı davetimize katılımı uygun buldular. Sanatçılarımıza gelen istekler üzerine 20 sanatçı arkadaşımız da proje ekibine sonradan dahil edilerek toplam katılım 57 kişi olarak belirlendi.


Yiğit Mumcu, sanatçılar ile tek tek yazışıp telofonla konuşarak düşüncelerimizi iletti, benim de bazı ayrıntılar konusunda görüşmelerim oldu. Herkes kendi şehrinde imkanlarıyla üretirken, bizler diğer hazırlıkları sürdürüyorduk. Anıtın yerinin belirlenmesi öncelikli konuydu. Tepebaşı bölgesinde bulunan Eti Caddesi çok sayıda eski bacaya sahipti, ayrıca birçok pişmiş toprak eserin bu cadde üzerinde konumlanması, yapılacak anıtın bu bölgede inşa edilmesi için yeterli nedeni sağlıyordu. Başkanımız, anıt ve çevresinin sağlıkçıların toplanmasına uygun, kalıcı bir meydan olarak ayrıca planlanmasına da özel hassasiyet gösterdi. Diğer bir hazırlık ve hesaplama gerektiren konu yapıtın ölçüleriydi. Formun bir fabrika bacası gibi heybetli yani en az 6 metre yükseklikte, sağlıkçıların adlarının ve sanatçıların eserlerinin sığabileceği yüzey açılımına sahip büyüklükte olması gerekiyordu. Ayrıca çok sayıda sanatçının birlikte yapacağı bir çalışmanın avantajıyla, sempozyumda günümüze kadar yapılanlardan daha boyutlusu eser olmasını da hedeflemiştik.


Sağlıkçılara ait tuğlaların üzerine isimlerin seramik boya basılıp sırlanması için çok uzun bir mesai verildi. Tepebaşı Belediyesi seramik atölyesi çalışanları, kaybettiğimiz 75 sağlıkçının adlarını Ekim 2020 tarihinde tuğla birimlerin üzerine basarak sırlamaya başladılar. Sanatçılarımızdan eserlerini tuğla fikrinden hareketle birimler halinde şekillendirmelerini rica ettik, çünkü birimleri bacanın gövdesine sağlıkçı tuğlaları ile iç içe düzenleyerek kaplamayı planlıyorduk. Aslında sanatçıların eserlerini gerçek tuğla gibi taşıyıcı olarak kullanıp bacayı yükseltmeyi arzu etsek te, bilindiği gibi baca tuğlaları özel biçim ve ölçülerde yapılmadığı sürece ürettiğimiz tuğlalar ana form üzerine sonradan kaplanabilecekti. Belirlediğimiz sürede 57 sanatçı farklı ölçü, şekil, eğimde bazıları bir bütünü tamamlayan, bazıları bağımsız parçalar olarak kullanılabilecek sırlı, sırsız 450 seramik birim oluşturdular. Anıtın konstrüksiyonu kalıp içine beton dökülerek şekillendirildi. Vefat sayılarının inanamayacağımız sayıda artması nedeniyle bacanın ilk ölçülerinin büyütülmesi gerekti, büyüttük. Seramik birimlerin çok farklı şekilleri nedeniyle parçaların düzenlenerek yerleştirilmesi çalışmanın belki en zor aşamasını oluşturuyordu. Baca gövdesinin açılımının bir şablonunu çıkartarak Belediye’nin sergi salonunda yerde birimlerin düzenlenmesi denemelerini gerçekleştirdik. Montajdan önce tüm düzenleme denemelerimize karşın, konik silindir yüzeyde parçaların harçla yapıştırılmasının ancak deneysel tamamlanabileceğini görebiliyorduk. Montaj aşamasında bana en önemli desteği sempozyum komitesinden Veysel Özel’in verdiğini belirtmeliyim. Belediyenin dört deneyimli ustası, Ağustos 2021’de çalışmaya başlayarak yaklaşık iki hafta gibi bir sürede 425 sağlıkçının ad tuğlası ile sanatçıların 450 adet eserini bacaya kapladılar. 75 sağlıkçının vefatı sırasında yapılmaya başlanan anıt, bitirildiği sırada kayıplarımız 425 sayısına ulaşmıştı. Anıtın açılış töreni 25 Ağustos 2021 tarihinde Pandemi koşullarına uygun olarak gerçekleştirildi. Törende, Covid 19 hastalığından ilk kaybettiğimiz hocamız olan Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu’nun tuğlası, eşi Dr. Didem Taşçıoğlu ve Başkanımız Dr. Ahmet Ataç tarafından anıta yerleştirildi. Eskişehir Tepebaşı Belediyesi, 14. Pişmiş Toprak Sempozyumu’nu “Varlığınız Sağlığımız” gibi çok anlamlı bir anıt eser üreterek gerçekleştirmiş oldu. Sağlığımız için canlarını siper eden tüm sağlıkçılarımızı saygıyla, minnetle anıyoruz. Kolektif esere değer katan tüm sanatçılarımıza teşekkür ediyoruz. Ankara Tabipler Odası verilerine göre yazının yazıldığı sırada 512 kaybımız olduğu bilgisine sahibiz.