top of page

AKAN ZAMANLA İNSAN İLİŞKİSİNİ ODAĞINA ALAN BİR SERGİ

  • 13 May
  • 1 dakikada okunur
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Seramik ve Cam Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Efe Türkel ile Fatih Şimşek’in ortak sergisi “Zaman Akıyor” 31 Mart- 19 Nisan tarihleri arasında Pakistan Pavyonu, Kültürpark’ta izlendi. Sergi “insan” ve onun zamanla olan ilişkisini odağına almıştı.


'Zaman Akıyor” sergisi; Prof. Efe Türkel ve Fatih Şimşek’in on iki yıl önce akademide temelleri atılan hoca-öğrenci ilişkisinin, zıtlıklardan beslenen ortak bir sanatsal diyaloğa evrilmesiyle ilk olarak 2023 yılında hayata geçirdikleri "Zamansız Hikayeler" projesinin kavramsal bir devamı niteliğinde.


Odağına temel bir kavram olarak "insan"ı ve onun zamanla olan ilişkisini alan serginin üretim aşaması, aynı zamanda serginin sponsoru olan, Fatih Şimşek'in kuruculuğundaki Kâse Seramik'in sanat atölyesinde, sanatçıların içgüdüsel ve hızlı eskiz pratikleriyle gerçekleşti. Bu deneysel süreçte Prof. Efe Türkel, Kâse Seramik'e ait gündelik kullanım nesneleri olan tabakları da yapıbozuma uğratarak seramiği geçmişten geleceğe bilgi taşıyan arkeolojik bir zaman makinesi olarak da ele alıyor. Sanatçı Fatih Şimşek ise hızla devam eden zaman döngüsü içinde yitip giden anların geçiciliğini, biçimlendirdiği büstlerin yüzeylerindeki dokusal özelliklerle irdeliyor.


Bu bağlamda sergi, zamanın ne bütünüyle zapt edilebilen ne de tamamen yitirilen sürekli bir akış olduğu fikrini izleyiciye sundu. Zaman; bazen taşkın bir nehir, bazen de yeraltı suları gibi sessiz ama kesintisiz bir şekilde ilerler. Eserler, durağan bir anı belgelemekten ziyade, insanın bu akış üzerinde ve zamanın insan üzerinde bıraktığı karşılıklı izleri tartışmaya açar.



Formun fiziksel kalıcılığından öte, onu var eden sanatçıların birbirleriyle ve zamanla kurdukları bağın önemine, yani "gidilen yoldan çok, yola kiminle çıkıldığına" vurgu yapılır. Nihayetinde "Zaman Akıyor" sergisi, izleyicilerini sadece sanatsal formları incelemeye değil; akıp giden hayat içerisinde birbirimize nasıl eklemlendiğimizi fark etmeye ve bu eşsiz akış içinde kendi yerimizi inşa etmeye davet ediyordu.


 
 
 

Yorumlar


bottom of page