top of page

BONNA, TÜBİTAK DESTEĞİNE HAK KAZANDI

2 gün önce
1 dakikada okunur
  • Bonna, Sürdürülebilirlik Komitesi öncülüğünde hazırladığı “Yüksek Oranda Atık İçerikli, Düşük Sıcaklıkta Sinterlenen Yeni Nesil Sofra Eşyaları Üretim Teknolojisi” projesiyle TÜBİTAK 1832 Sanayide Yeşil Dönüşüm 2025-3 Çağrısı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.


2014 yılından bu yana geliştirdiği yenilikçi masaüstü çözümleriyle otel, restoran ve catering (HoReCa) sektörünün güvenilir iş ortaklarından biri olan Bonna, sürdürülebilir üretim yaklaşımını Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarıyla ileri taşımaya devam ediyor. Bonna Sürdürülebilirlik Komitesi öncülüğünde hazırlanan ve TÜBİTAK desteği almaya hak kazanan proje kapsamında, porselen üretim süreçlerinde ortaya çıkan atıkların yanı sıra kullanım ömrünü tamamlamış porselen ürünlerin de yeniden üretime kazandırılmasına yönelik yenilikçi teknolojiler geliştirilecek.


Bonna’nın projesi, yeşil dönüşüm ve kaynak verimliliğini porselen üretim teknolojisinin merkezine alıyor. Geliştirilecek teknolojiyle, yüksek oranda geri dönüştürülmüş atık içeren ve pişirim sıcaklığı ile süresi optimize edilerek enerji etkin üretim sağlayan yeni nesil porselenlerin üretilmesi hedefleniyor.


Bu doğrultuda proje; doğal kaynak ve hammadde kullanımının azaltılması, enerji verimliliğinin artırılması ve üretim süreçlerinin karbon ayak izinin düşürülmesi açısından önemli bir potansiyel taşıyor. Aynı zamanda, üretimden kaynaklanan porselen atıklarının yeniden değerlendirilerek ekonomik değer yaratması ve döngüsel ekonomi yaklaşımının üretim süreçlerine daha güçlü biçimde entegre edilmesi amaçlanıyor.



Sürdürülebilirliğe Ar-Ge ve inovasyon desteği



Bonna’nın sürdürülebilirlik yaklaşımı üretim süreçlerinin bütününe yayılan uzun vadeli bir dönüşüm vizyonuna dayanıyor. Şirket, kaynakların daha verimli kullanılmasını, atıkların azaltılmasını ve üretim süreçlerinin çevresel etkisinin düşürülmesini Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarıyla birlikte ele alıyor.


Bonna Genel Müdürü Erbil Aşkan, “Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, geleceğe yönelik iş modelimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. ‘Yarına da kalsın’ anlayışımız doğrultusunda, üretimden toplumsal katkıya kadar attığımız her adımda daha sürdürülebilir bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.


 
 
 

Yorumlar


bottom of page