CANDAN GÜNGÖR VE KIYIDAKİ DOSTLARI

Doç. M. Candan Güngör’ün “Kıyıda” isimli kişisel sergisi, 30 Haziran- 27 Temmuz arasında Konak Belediyesi İzmir Kadın Müzesi’nde açıldı. Daha küçük bir kızken deniz canlılarıyla dostluk kuran ve denizi seramikle dile getiren sanatçının “kıyısına” bu sergide de o güzelim canlılar vurmuş.


Prof. Dr. ERSOY YILMAZ /

Çankırı Karatekin Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, Seramik Bölümü Başkanı


“Müren balıklarını görebiliyor musunuz? Eğer dikkatinizden kaçtıysa tekrar bakın! Kimisi kırmızı derisiyle hemen ayırt ediliyor; kimisi ise alacalı bir gri renkte. Sanatçı, balığın küçük beneklerle dolu pırıltılı dokusunu nasıl da ustalıkla yansıtmış! Bu, gerçekten, fırında pişirilmiş bir parça toprak mı? Ya onu çevreleyen deniz kabukluları? Seramik bu kadar ince olabilir mi? Olmuş işte! Buradaki şey deniz yaşamının bir zanaattaki yetkinlikle buluşması ya da belki, adeta kaynaşması. Bu kaynaşma sebepsiz değil. İzmirli bu zarif hanımefendi, daha küçücük bir kız çocuğuyken bir müren balığının gözlerinin içine bakmış. Evet, susarak sadece gözleriyle konuşan dostlar ya da âşıklar gibi, O da müren balığıyla konuşmuş. Peki, bu küçük kız hiç mi korkmamış bu büyülü anlardan? Korkmuş ama balık onu teskin etmiş, dostane bakışıyla. Neler konuştuklarını bilmiyoruz. Ama o sessiz diyaloğun yıllar ve yıllar boyunca baki kaldığını, bu sergi vesilesiyle anlıyor ve biliyoruz.


“Kıyıda”, seramik sanatçısı ve eğitimcisi Candan Güngör’ün dördüncü kişisel sergisi. Güngör, denizi seramikle ifade etmeyi bu başarılı sergisinde de sürdürüyor. Bu, deniz faunasının salt yansıtmacı bir dille sunumu değil elbette. Güngör, eğerek, bükerek, üsluplaştırarak ve elbette sırlayarak/fırınlayarak (o bir seramikçi) biçimle durmaksızın ve belki de “vecd” içinde “oynuyor”. Gerçekçi sanatın yerini yadsımıyoruz ama bu, Güngör’ün yolu değil. O, malzemesini yaşamın tam içinden toplayan ve üstelik bu malzemeyi yıllar boyunca sinesinde saklayıp büyüten naif ve sanatkâr bir insan. Hem Güngör’ün hem de O’nun sanatının sıra dışılığı, 21. yüzyılın yapay ve dijital âleminde yaşadığımız gerçeğini hatırladığımızda sanki daha iyi anlaşılıyor. Bir seramik eser biçiminde yıllar sonra yeniden beliriveren müren balığı size de aynı şeyi düşündürmüyor mu?”