CANDAN GÜNGÖR’DEN “GÖRÜNEN”İN ÖTESİ…
Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü Öğretim Üyesi, sanatçı Candan Güngör’ün “Görünen”in Ötesi isimli kişisel sergisi, 9 Ekim- 6 Kasım 2026 tarihleri arasında Akeramos Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu.

Sanatçı ve akademisyen Candan Güngör, Akeramos Sanat Merkezi’ndeki sergisinde görünenin ötesine odaklandı. Güngör, sergisinin ana temasını şöyle açıklıyor: “Görüntü bir illüzyondur. Günlük hayatta nesneleri, somut olan her şeyi zihnimizde işler, onlara kendimizden bir şeyler katar ve görsel ürünlere dönüştürürüz. Zihnimize kaydettiğimiz bu görüntüler hiçbir zaman sadece yüzeysel bir kayıttan ibaret değildir. Onlar her zaman anlamlarıyla birlikte var olurlar. İşte görsel bir sanat eseri yaratan sanatçı da zihnindeki bu olağan üstü zengin kütüphaneden yararlanır. Ortaya çıkan ne kadar soyut bir eser olursa olsun, sanatçının kafasındaki bu anlam dünyasıyla bağlantılıdır ve izleyicisini de bu dünyanın içine sokmaya gayret eder.
Prof. Dr. Ahmet Şefik Güngör, “Sinemada Görüntü Yönetmeni” (1994) adlı kitabında bir sanat eserinin yaratımını şöyle temellendirir: ‘Bir sanat eserinin biçimi, genellikle öykündüğü doğadaki biçimlerden, yaratıcısının ona kattığı, kendi nesnel varoluşunun dışındaki anlamıyla, imgesiyle ayrılır. Doğadaki bir çiçek ile, onun tuvaldeki, fotoğraftaki ya da sinema perdesindeki görüntüsü arasında, bu aktarmadan doğan fiziksel değişimlerden öte, temelde böyle bir fark vardır. Ancak, varoluşlarının dışında bir anlamdan yoksunluklarıyla mükemmel biçimlerin bir sanat eseri sayılmaması gibi, eğer bu, aslına çok benzemiş görüntüler, bütüne yönelik, sanatçının kafasında yaratılmış bir anlamın parçaları haline getirilmemişlerse, bir sanat eserinin doğmasına yetmeyeceklerdir. Diğer taraftan, doğadan alınmamış insan yapısı biçimler de bir estetik kaygıyla yaratılmış bile olsalar, bir özden, mesajdan yokunsalar, onları bir sanat eseri olarak adlandırmak güçleşmektedir’.
Bu sergi, izleyiciyi anlık görüntülerin körleştirici yüzeyselliğinden sıyrılmaya, salt göze hitap eden estetik illüzyonların ötesine geçmeye; biçim ile öz arasındaki o arafta yer alan mesajı keşfetmeye davet etmektedir”.
Sergide yer alan eserler, üç boyutlu biçimler ve duvar seramikleri olarak iki grup halinde izleyiciye sunuldu. Güngör, eserlerinde farklı çamurlar ve şekillendirme tekniklerini kullanmasının yanı sıra; astar, sır, seramik boyaları, metal oksitler, metal tuzları ile yüzeylerde değişik etkiler yaratarak anlatımı güçlendirmeyi amaçlıyor.




Yorumlar