GÖKYÜZÜNÜN MAVİSİ, GÜNEŞİN SARISI
Serap Erdoğan’ın “Mavi ve Sarı” başlıklı kişisel seramik sergisi 6-20 Ekim tarihleri arasında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Ana Galeri’de sanatseverlerle buluştu. Küratörlüğünü Dr. Öğr. Üyesi Şükran Mertcan’ın yaptığı sergide sanatçı, izleyiciye doğru ilerleyen sarı ile izleyiciden uzaklaşan mavi rengin karşıtlığını formun alanına taşımıştı.
ŞÜKRAN MERTCAN
Sarı ve Mavi Sergisi, rengi yapıtın varoluş biçimini belirleyen bir kuruluş ilkesi olarak ele alır. Serap Erdoğan’ın seramik yapıtlarında yüksek sıcaklıkta pişirilen sır, gövdenin üzerine eklenmiş bir kaplama olmaktan çıkar, ısıyla kaynaşarak formun kendisine katılan camsı bir katmana dönüşür. Bu yapıtlarda renk, izleyiciyle ilk teması kuran en öndeki unsurdur.
Renk kuramı, sarı ile mavinin farklı konumlarını uzun zamandır tartışır. Goethe, sarıyı ışığa en yakın renk olarak tanımlar; Kandinsky ise sarıyı izleyiciye doğru ilerleyen, maviyi izleyiciden uzaklaşan renk olarak konumlandırır. Sergi bu karşıtlığı formun alanına taşır. Güneşin, olgunlaşmanın ve polenin rengi olan sarı, aynı zamanda uyarının, solmanın ve geçiciliğin de rengidir. Limon sarısı sırla kaplanan yüzeyler çevrelerindeki ışığı toplayıp geri verirken mavi sırlı yüzeyler bu ışığı içeri çeker. Sarının, ışığı yoğunlaştıran bu niteliği, Neruda’nın "Limona Övgü" şiirinde yarım bir limonu tabaktaki küçük bir ateşe, bir gezegene dönüştüren bakışı çağrıştırır. Sergideki yüzeylerde de renk, ateşten geçerek ortaya çıkar.
Mavi ise suyun, gökyüzünün ve sonsuzluğun çağrışımlarıyla bakışı yüzeyin içine doğru çeker. Sarıya fon oluşturmaz, kendi atmosferini kurar.
Formlar, sanatçının önceki pratikleriyle paralellik kurarak tohum, çiçek, kabuk ve dikenimsi çıkıntılar arasında gidip gelir. Vazo ya da çanak gibi tanıdık seramik tipolojilerine gönderme yapan bu modüler birimler, işlevsel geçmişlerini geride bırakarak büyüyen, çoğalan organizmalara dönüşür. Dikenlerin savunmacı yapısı sırın parlak ve kırılgan yüzeyiyle karşılaştığında yaşamın paradoksu belirir: En hassas olan, kendini sürdürmek için en güçlü biçimleri geliştirir.




Yorumlar