ÇILGIN ÇAYDANLIKLAR ÇAYIN MERKEZİNE ULAŞTI
Bursa’daki Akeramos Sanat Merkezi’nin kuruluşunun 10. yılı dolayısıyla düzenlenen “Bu Çaydanlıklar Çıldırmış Olmalı” başlıklı sergi farklı tarihlerde iki ayrı mekanda gösterildi. İlk olarak Bilecik’te sergilenen fantastik çaydanlıklar daha sonra Anadolu’da çayın merkezi olan Rize Çayeli’nde sanatseverlerle buluştu.
Bursa Mudanya’da bulunan Akeramos Sanat Merkezi’nin kuruluşunun 10. yılı dolayısıyla “Bu Çaydanlıklar Çıldırmış Olmalı” konulu bir sergi düzenlendi. Sergi, farklı tarihlerde iki ayrı mekânda yer aldı. İlk olarak 2 Haziran- 15 Temmuz 2026 arasında Seramik Sır iş birliğiyle Bilecik'in Pazaryeri ilçesindeki fabrikasında, daha sonra 26 Eylül- 2 Ekim tarihleri arasında da Rize'nin Çayeli ilçesinde Ahmet Mesut Yılmaz Sosyal Tesisleri’nde sanatseverlerle buluştu.
“Bu Çaydanlıklar Çıldırmış Olmalı” sergisine katılan sanatçılar, işlevsel bir nesneye farklı bakış açılarıyla yeni anlamlar kazandırdılar. Sergi açıldığı her iki yerde de sanatseverler tarafından büyük ilgi gördü. Her bir eser sanatçısının izlerini taşırken aynı zamanda seramik sanatının zengin olanaklarını da gözler önüne sererek görsel bir şölen oluşturdu. Çaydanlık sergisinin ikinci etabının Anadolu’da çayın merkezi olan Rize Çayeli’nde açılması ise ayrı bir önem taşıyordu.
Hayatın ritmine eşlik eden kültürel bağ: Çay

Akeramos Sanat Merkezi Sanat Direktörü ve seramik sanatçısı Aysun Çölbayır Diniz, serginin gündelik olanla sanatsal olan arasındaki sınırları yeniden düşünmeye davet ettiğini belirterek kavramsal boyutu hakkında şu bilgileri verdi: "Bazı nesneler vardır; gündelik hayatın içinde o kadar sıradan görünür ki, taşıdıkları hikayeleri çoğu zaman fark etmeyiz. Çaydanlık da onlardan biridir. Oysa kaynayan suyun ve yükselen buharın içinde, paylaşılan zamanların sessiz tanıkları saklıdır. Bir çaydanlığın kaynaması çoğu zaman yalnızca çayın demleneceğini değil, aynı zamanda bir sohbetin başlayacağını da haber verir. Mutfaktan yükselen o buhar, bazen dostlukların, bazen hatıraların, bazen de paylaşılan sessizliklerin habercisidir. Bu yüzden çay, bu coğrafyada yalnızca bir içecek değil, hayatın ritmine eşlik eden güçlü bir kültürel bağdır. Çaydanlık formu, bu sergide alışılmış işlevinin ötesine geçerek sanatın ve hayal gücünün alanına taşınmaktadır. Pek çok seramik sanatçısının çaydanlıklardan esinlenerek oluşturduğu heykelsi formlar, gündelik bir nesnenin sanat aracılığıyla nasıl yeni anlamlar kazanabileceğini ortaya koymaktadır.”
Sergiye katılan sanatçılar; Güngör Güner, Aysun Çölbayır Diniz, Ayşe Ergüner, Deniz Onur Erman, Ece Kanışkan, Elhan Ergin, Nihal Sarıoğlu, Oya Uzuner, Özgür Kaptan, Sibel Yılmaz Özgüney, Tülin Öztürk, Zuhal Bilginalp oldu.
Sergiye ayrıca Arzu Şekercioğlu, Aslı Kaya, Ayfer Evren, Ayşe Elif Bektaş, Ayşe Özge, Ayşe Ünal, Ayşen Köse, Banu Durgunlu, Betül Gizdeş, Birsen Ünlütürk, Burçin T.Ertürk, Cansu Sarıbal, Demet Türkkan, Ebru T. Civan, Edanur Altay, Ela Şenol, Elif Erdursun, Elif Sertepe, Elif Türkkan, Ferahi Öztimur, Feyza Açıkgöz, Gamze Berber, Gamze Hüzmen, Gizem Demirci, Hilal Cihantimur, Hilal Maner, İdil Diniz, İncilay Coşkunsel, İpek Ekim, Mihrican Aytuğ, Mirey Akdülger, Mirna Biyediç, Nesrin Turşucular, Nihan Alpay, Nilay Şekercioğlu, Olga Alpay, Özgür Aksu, Peri Gençoğlu, Rüyam Küçüksüleymanoğlu, Saba Solaksubaşı, Semra Bırçak, Serap Yılmaz, Serpil Kaynaklı, Sevinç Özersan, Sinem N.Atasever, Tülay T. Bingöl, Tülün Barut, Veli Ergin, Yetim Ete, Yonca Semiz, Z. Hande Etel, Zeynep İbiş katıldılar.




Yorumlar